13 Aralık 2011 Salı

Devlet Kapısı..

Sanırım hamilelik sırasında canımı en çok sıkan şeylerden biri 32. haftamda hastaneye gidip 37. haftaya kadar çalışabilir raporu almak oldu. Evrak işleri oldum olası canımı sıkmıştır. Eksik ya da yanlış bir durum olacağından korkmuşumdur hep. 37. haftaya kadar çalışabilir raporunu alıp orjinalini kendime saklayıp fotokopisini işyerime ilettim. Hamileyken başka bir şey yapmak gerekmiyordu ( en azından bildiğim kadarıyla).

Doğum yaptığımın ilk haftası İK'dan arkadaşım bebekle ilgili ihtiyaç duyduğu evrakları bana bildirdi ve en kısa zamanda devlet hastanesine gidip "37. haftaya kadar çalışabilir" raporunu iletmemi, bürokratik işlemlerle ilgili yönlendirileceğimi söyledi. O lohusa halimle sabah erkenden kızımı emzirdim, eşimle taksiye atlayıp Okmeydaı SSK'ya gittik. Oradaki doktor bayan sağolsun beni bir memura yönlendirerek yardımcı olmalarını söyledi. Kabus gibi birkaç saat de böylece başladı.

- Memure: " İşgörmezlik raporunuz alayım.."
- Dicle: " Bende o rapor yok, nereden almam lazım?"
- M: " 37. haftanızda tekrar hastaneye gidip almanız gerekiyordu. Artık olmaz."
- D: " Ama nasıl olur? Bana işyerimden bir şey söylenmedi.."

Bu arada ben ağlamaya başlıyorum.. Ne yapıcam şimdi? Hemen İK'daki arkadaşımı arıyorum, olanları aktarıyorum, şaşırıyor, ama net bir şey söyleyemiyor. Ben panik halde ne yapıcam diye düşünüyorum. Bebeğim evde.. Her an süt isteyebilir. Memure insafa gelip, birilerine ne yapılabileceğini soruyor. Fındıklı'daki SSK'dan üst yazı alınması gerekir diye bizi oraya yönlendiriyorlar.

Annem arıyor, bebeğim uyanmış, koştur koştur eve gidiyoruz. Bu arada yolda yeni doğum yapmış arkadaşlarımı arıyorum, aklımı daha çok karıştırıyorlar. Kızımı emziriyorum, taksiye atlayıp SSK Fındıklı'ya gidiyoruz. İlgili kişiye yönlendiriliyoruz. Sıra alıp bekliyoruz.. ( Tahminimden düzgün işliyor her şey).

Oradaki bayanın bana söylediklerini aynen aktarıyorum: " Siz bir kadınsınız ve doğum yapmak sizin doğal hakkınız. Doğal hakkınız olan bir şey için işgörmezlik raporunu ihtiyacınız yok. Tek yapmanız gereken, o da şimdi değil, işe döndükten sonra yapmanız gerekiyordu, bebeğinizin doğum belgesini, 37. haftaya kadar çalışabilir raporu, bebeğin nüfus cüzdan fotokopisinin (nüfus cüzdan fotokopisinden şimdi emin olamadım, geçmiş zaman ve unutkanlık hormonları malum) işyeriniz tarafından bize ulaştırılmasıydı. Burada doldurulması gereken tek evrak var, onu dolduracaktınız."

Tüm evraklar elimde olduğu için benden teslim aldılar, doldurulması gereken belgeyi doldurdum ve bana işe başlayacağım tarihi söylediler. O da şöyle hesaplanıyor, doğum yaptığınız gün üstüne 13 hafta sayın.. Normalde doğum iznine çıktıktan sonra 16 hafta izniniz var. Ancak 13 hafta doğumdan sonra olarak bölünüyormuş. 40. haftayı bekleseydi Nehir Hanım, iznimin hepsini kullanabilecektim. Yani doğuma kadar 3 hafta, doğumdan sonra 13 hafta gibi düşünün. 38+5'te doğum yaptığım için 9-10 gün az doğum izni kullanmış oldum.

Ne olursa olsun, umarım kimse lohusalığının ilk haftasında böyle gereksiz yere üzülmez. Bunlar devletin koyduğu kanunlar ise, çalışanların eksiksiz yönlendirilebilmesi gerektiğini düşünüyorum. SSK Fındıklı'da bana yardımcı olan o bayanı her düşündüğümde onun için dua ediyorum, hayatı boyunca tüm işleri rast gitsin, önüne hiç engel çıkmasın, her şey gönlünce olsun diye..

Sonuç olarak Mart ayının son günlerinde işbaşı yaptım, işe başladıktan 1 ay sonra SSK'ya paranız yatmış oluyor. Yatıp yatmadığını SSK'yı telefonla arayıp kontrol edebiliyorsunuz. Bebeğinizin ve kendinizin nüfus cüzdanlarınızla herhangi bir PTT'den paranızı alıp, işyerinizin banka hesabına yatırıp, yatırdığınıza dair dekontunuzu iş yerinize iletiyorsunuz. Bürokratik işlemler bu kadar.

Umarım kimse benim yaşadığım sıkıntıyı yaşamaz. Burada gereksiz olan, yeni doğum yapmış halimle SSK peşinde koşturmamdı.. Her işte bir hayır vardır diyelim, napalım? En azından başkaları için faydalanabileceği net bilgiler elde ettim. Bu bilgiler biraz gözyaşı karşılığında elde edildi, kıymetini bilin lütfen :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder