Böyle bebeği pazardan alıp gelmiş gibi 11. ayından yazmaya başlamak olmaz dimi?. O zaman biraz başa alalım mı? Flash back gibi :)
37. haftama kadar işe gittim. Çok da zorlanmadım. Kışın evde oturmak insanın içini karartıyor. İşten çıktıktan sonra bile eve dönmek istemiyordum. İlk aylarda ne kadar hareket etmek istemediysem, son aylar tam tersi bol hareket ve yürüyüşle geçti. Şansıma kış da yumuşak geçiyordu. Eşimle güzel yürüyüşler yapıyorduk özellikle haftasonları.. Beni ve bebeğimi rahatlatan ve doğuma hazırlayan hamile yogasını unutmamak lazım.
İzne ayrıldıktan sonra son sürat eksikleri tamamlama faslı başladı. Ama daha birkaç haftam var diye hiç strese girmedim. Kızım muhtemelen yılbaşı bebeği olacaktı. Tek sıkıntım doktoruma ulaşmaktı, ama Can Bey ( Doç. Dr. Can Yener) beni her konuda olduğu gibi bu konuda da rahatlattı, kendisine istediğim zaman ulaşabilecektim.
Son alışverişlerimizi yaptık, kıyafetlerini yıkadım ve ütüledim. Yatağını hazırladık, neredeyse herşey hazırdı. Hastane çantamızı bile hazırladık. 17 Aralık tarihli günlük yazımda, kızıma artık gel diyordum.. Sanki herşey tamamlamış gibi geliyordu. Onu artık kucağıma almak istiyordum.
18 Aralık Cumartesi (38+4)- Sabah saatleri...
Sevdiklerimizle güzel bir kahvaltı yaptık. Hafta içi doğum günü olan arkadaşımız İpekle buluşmayı teklif etti eşim, ama kendimi yorgun hissediyordum ve evde dinlenmek istediğimi söyledim. Eve gittiğimizde bizi acı bir haber bekliyordu. Babamın dayısı, çok sevdiğim Süleyman Dayım vefat etmişti. Annem apar topar cenaze evine gitti.
Akşamüstü...
Çağlayla Ünsal aradılar. Doğumda kullanmak istediğimiz kamerayı pazar günü onlardan alacaktık, yakınlarda olduklarını, kamerayı getireceklerini söylediler. İpek'i de bize çağırdık, hatta sürpriz doğum günü kutlaması yaptık ona.
Saat 23 civarı...
Giderlerken Ünsal " belki seni böyle son görüşümüz olur" diye fotoğrafımı çekti. İpek de Nehir'e " hadi bebiş hemen doğ da yay burcu ol" diye çağrıda bulundu.
19 Aralık Pazar (38+5)- Gece 1 suları...
Annem cenaze evinden döndü. Dayımızın defnedileceği yere gitmek için, akrabalarla erkenden yola çıkılacak diye hemen odasına çekilerek uyudu.
Biz Okan'ı izliyorduk.
Saat 2 suları...
Eşimle biz de uyuyalım artık diye konuştuk. Biraz sonra içimde bişey pıt etti.. Canım yanmadı, sadece bir pıt ve tuhaf bir his.. " bişey oldu " dedim. Ayağa kalkmama yardım etti. " Sanırım suyum geldi..." ama emin değildim, yani daha önce hiç suyum gelmemişti :) Hem önce sancı çekmem gerekmiyor muydu? Ya yanlış alarmdıysa? " Bu saatte doktor aranır mı canım? Ya yanlış alrmsa? Yani sancım da yok.. Ne yapsak? Annemi uyandırsak mı? En iyisi hastaneye gidelim, oradan doktoru ararız.. " Biraz zaman geçti, annemi uyandırdık. Annem de ihtimal vermedi. "Yok canım daha sancın yok.. Önce uzun aralıklarla kısa sancılar, sonra kısa aralıklarla uzun sancılar..vs"
Saat 2:30...
Eşim Can Bey'i aradı. Doktor Bey her zamanki anlayışlı ve sakin tavrıyla, hastaneye gitmemizi, kendisinin hastaneyi arayıp haber vereceğini söyledi.
Saat 3 suları..
Annemi ve tüm eşyaları evde bırakıp Gayrettepe Florence Nightingale Hastanesi'ne gittik. Yanlış alarm olduğundan o kadar emindik ki.. Bu arada takside ilk sancıyı hissettim.
Hastaneye vardığımızda doktorumuz haber vermişti ve odamız hazırdı. Nöbetçi kadın doğum doktoru Kaan Bey(di sanırım) hemen muayeneye geldi. Açıklık epidural için neredeyse müsaitti.
Sancılarım giderek sıklaşmıştı ve artık şiddeti 10 üzerinden 7-8'di.
Sancı geldiğinde tek düşündüğüm bebeğimdi.. Bu durumun onun için daha zorlayıcı olduğunu, bütün bunların kısa süre içinde mutlu sonla biteceğini düşünüyordum. Bebeğimle konuşup ona cesaret vermeye çalışıyordum.
Bu arada canım aşkım da bana destek olmaya çalışıyordu. Annemi aradık ve eşyalarla gelmesini istedik. Anne-baba ve kardeşlerimize haber verdik.
Saat 3:30
Can Bey her zamanki şıklığı ve sıcaklığıyla odaya benim gözümde kurtarıcı melek gibi girdi. Açıklık kontrolünden sonra epidural takılabilir onayını verdi.
Nöbetçi anestezi uzmanı epiduralimi taktı ve saat 5'i biraz geçe doğumhaneye girdik..
19 Aralık 2010, Pazar günü saat 05:46'da meleğimiz normal doğumla dünyaya geldi ve bizim için her anı bir öncekinden güzel geçecek yepyeni bir hayat başladı..
*** Bizimle ilgilenen tüm personel, doktorlar, kat hemşireleri ve bebek hemşireleri, herkes işinin çok ehli ve çok naziklerdi. Buradan onlara tekrar teşekkür etmek isterim.. Tabii ki Doktorum Sn. Can Yener'e de..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder